Sabah uyandığımda telefonumdaki mesaj şöyleydi:

“Görkem, aklıma hiç pozitif şarkı gelmiyor. Şarkıların hepsi negatif ve beni mutsuz ediyor!”

Mesaj, en yakın dostlarımdan birine aitti. Güne güzel başlamak için bundan daha iyi bir fırsat olamaz gözüyle, hemen mesajını cevapladım:

“Tabiki var, biraz bekle sana potpori yapacağım:)”

Ardından, peş peşe ses kayıtları gönderdim. Hepsi pozitif şarkılardı, hepsi uyanıp güne başlarken dans ederek söylediğim ve bir insanın ruhuna, zihnine şifa olacak türdendi.

— “Neşeli ol ki genç kalasın, bu dünyadan zevk alasın..”

— “Sefalar getirdiniz sefa geldiniz dostlar..”

— “We are the champions, my friends..”

Söyledikçe aklıma çılgınlar gibi dökülmeye başladı şarkılar, pozitif şarkılar.. Durduramıyordum zihnimi; biri bitmeden diğeri aklıma geliyordu. Üstelik bir cümlesini söyleyip -topu arkadaşıma atıp- “Haydi devamını sen söyle ve düet yapalım!” diye teklifte bulundum ve kabul etti:)

— “Havasına suyuna taşına toprağına, bin can feda bir tek dostluğa..”

— “Huhuuuuhuuuuu don’t worry, be happy..”

— “Lovin’ you is easy cause you’re beautiful, makin’ love with you is all i wanna do..”

— “Sen o bildiğim bütün aşk bahçelerimin en nadide çiçeğisin..”

— “Güneşi gülüşüne nasıl sığdırdım, döndürür kalbimi çöle..”

— “Beraber uyansak bütün gün sarılsak bana yetmez, o anı dünyalara değişmem..”

Böyle devam eden bir saatlik düetimizden sonra ikimizin de enerjisi zirvede ve neşe saçıyorduk. Güne mutsuz başlama sebebini fırsata çevirmek bu kadar kolay ve eğlenceli oldu:)

Negatifi bulmaya eğimli olan zihni pozitife çevirmeye başlayınca, başta dirençle karşılaşıp sonrasında yelkenleri suya indiriyor düşünceler. Ve sonra insan farkediyor ki aslında iyiyi görmek, iyi yorumlamak o kadar da zor değil.

Hayattaki her şeyi “yorumlayan” zihnimizi neşeli olmaya teşvik etmek kolay. Düşünceler adeta söz dinlemeyen bir çocuk gibi kafatasımızın içerisinde oradan oraya koşturup duruyor. Şefkat dolu bir ebeveyn olabilmek için onu baskılamak veya zorlamaktan kaçınmalı, neşeli olmaya teşvik eden eylemler göstermeliyiz. Negatifi anında bulup tanımlayan zihnimizi gerçekliğe dayanan pozitife yönlendirmeliyiz.

İşin en güzel tarafı her an etrafımızda antreman yapacak malzeme olması. Uyandığından uyuyana kadar geçen sürede ve hatta rüyalarında bile sürekli konuların ve kişilerin muhatabısın. Bu alıştırmalarla devam eden antremanlar sonucunda neşe kasın güçlenecek, rahatsızlık veren yaramaz düşünceler yönetimi kahkahalar atan neşeli ve şefkat dolu düşüncelere teslim edecek. (İşte sana mindfulness a giriş tekniği; bu da yazımın bonusu olsun:)

Gerçek özgürlük dediğimiz “Her koşulda halinden memnuniyet” burada başlıyor. Gerçek huzur burada daimleşiyor..

Peki sen güne nasıl uyanmak istiyorsun? Nedenini bildiğin veya bilmediğin dış koşulları negatif özümseyerek mi, yoksa her koşulda gerçek huzuru kucaklama niyetiyle mi?

Unutma, BAKIŞ AÇIN HAYATINI YÖNETİR!